#9. Hodri Meydan

Eğer bir konu hakkında hızlı bir etiketleme yapabiliyorsanız o konu hakkında ön yargılarınız var demektir. Eğer, çok daha hızlı karar verebiliyor ve üstelik eyleme geçebiliyorsanız, bu ön yargılarınız toplumda doğrulanmış, kendinizce gerçekliği kanıtlanmıştır. Ön yargılar her zaman hatalı ve yanlış olmayacağı gibi, çoğu zaman sizi, kendisinin kölesi haline getirebilir.

Zihninizce daha önce defalarca karşılaştığınız bilgiler daha az önemsediğiniz bilgilerden daha doğru gelir. Neredeyse otomatik bir komut haline gelen bu düşünceleri hiç sorgulamadan eyleme geçirirsiniz. Dilerseniz küçük bir oyun oynayalım.

Size birkaç tane kelime vereceğim ve bunların hangisinin erkeğe dair, hangisinin kadına dair olduğunu seçmenizi rica edeceğim. Bu yazıyı okuyorsanız, burada okumayı sonlandırın ve bir kağıt kalem alın. Gördüğünüz örnek kelimeleri tek tek yazarken hemen yanına hangi cinsiyetle ilişkili olduğunu yazın. Hazır mıyız?

Patron, mutfak, derya, kalem, kardeş, Ayşe, büyük, kariyer.

Benden kesin bir çözümleme bekliyorsanız, yanılıyorsunuz. Cevaplarınızdan siz sorumlusunuz. Bu cevaplar size, bu yazıya ulaşana kadar bilinçaltınıza etiketlenen kadın-erkek figürlerinin ne durumda olduğunu göstermektedir.

Yaşadığınız çevre, aldığınız eğitim, aile yaşantınız sizi siz yapan bir takım yapı taşlarıdır. Biyolojik gerçekliğiniz kadar demografik gerçekliğiniz de düşünce tarzınızı şekillendirir. Her ne kadar bilim dünyası uzun yıllar fikri yönelimlerinizin biyolojik bir miras olduğunu kanıtlamaya çalışsa da hatrı sayılır oranda çevre faktörünün de etkili olduğuna dair birçok ipucu var elimizde. Genetiği mükemmel bir domatesin çevresel faktörlerden etkilenmeyeceğini kim iddia edebilir ki? 

Zihnimize girmiş onlarca kelimenin anlamlarından biz sorumluyuz. Anlamsız sesler çıkarttığımız o günlerden bugüne, günde 2500 kadar kelime kullanıyoruz. Hepsi bir anlam dizisinden ibaret bu kelimeler çoğu zaman bizleri esiri haline getirmekte; üstelik bu kelimeler ustaca dizimlenerek etkili bir cümle haline gelmişse, etkili bir kitle silahı halini alabiliyor.

Reklamlarda öylesine işleniyor ki, o ürünü almazsanız ömür boyu seksi bir insan olamayacağınıza inanıyorsunuz. Bilinçli kısmınız ” Hadi oradan” diyor şuan bana ancak ben bilinçaltınızdan bahsediyorum.

Hodri meydan…

İletişim sektöründe boy gösteren firmaların ürünlerine bir göz atın. Size bir takım kulüp adları altında ürünler satarlar. O kulüp altında sattıkları ürünün içeriğiyle, diğer ürünlerin içeriği üç aşağı beş yukarı aynıdır; ancak fiyat farkları oldukça fazladır. Neden?

İşin sırrı kulüplere verdikleri isimlerdedir. Öyle isimler seçerler ki, hem prestiji çağrıştırır hem de sık sık duyarsınız. Yazının en başında ne demiştim; sıklıkla duyduğunuz şeylere karşı ön yargılarınız oluşur ve bu ön yargılar illa hatalı olmak durumunda da değildir. Sadece sizleri kölesi haline getirir.

Gelelim şu kadın-erkek etiketlemesine. Kendinizi daha fazla incelemek isterseniz tıklayınız

 

Share

Leave a Comment