5 Aralık Konuşma Metni

5 Aralık’ta Türkiye’nin önde gelen sivil toplum kuruluşlarının bir araya gelerek düzenlediği sempozyumda Gökhan YÜCEERİM  kentlerin çeperlerinde, nitelikli eğitime ulaşamayan çocuklarımız için yaptıkları eğitim çalışmalarından bahsettiler. Toplumsal cinsiyet, eğitimde cinsiyetçi yaklaşımlar, inovasyon ve profesyonel gönüllülük kavramları üzerine bilgilerini paylaştılar.

BM Kalkınma Programı Türkiye İletişim Koordinatörü Faik Uyanık, TEMA Vakfı Genel Müdürü Doç. Dr. Barış Karapınar, BM Gönüllüleri Türkiye’den Burcu Mörel ve ARGE Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Yılmaz Argüden de kıymetli paylaşımlarda bulundular.

Konuşmasının tam metni aşağıdadır:

Merhaba, ben Gökhan Yüceerim. Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı’nda 2009 yılından bugüne gönüllülük yapmaktayım.Bildiğimiz üzere TEGV, 1995 yılında Suna Kıraç önderliğinde kurulmuş, Türkiye’de eğitim alanında hizmet veren en yaygın sivil toplum kuruluşlarından biridir. TEGV’in faaliyet gösterdiği noktaları bir haritada incelediğimizde ne kadar büyük bir birleştirici güce sahip olduğunu hep birlikte görebiliriz.

Sürdürülebilir kalkınma hedefleri içerisinde yer alan nitelikli eğitimi, doğudan batıya, kuzeyden güneye; neredeyse Türkiye’nin tüm noktalarına ulaştırmak TEGV’in temel hedeflerinden birisi olmuştur.

TEGV’in etki alanında bulunan ilköğretim çağındaki çocuklar, hangi sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel şartlarda olursa olsun TEGV’in zengin eğitim içeriklerinden ve fiziksel kapasitesinden yararlanabilmektedir. Peki sadece çocuklar mı? Gönüllüler de çocuklara aktarılacak bu içeriklerin eğitimlerini alarak kendi birikimleriyle harmanlar ve sonsuz özveriyle çocuklarla paylaşır.

Doğudan ailesiyle beraber kentin çeperlerine göç etmiş Mehmet, büyükşehirdeki kolej eğitimi fırsatlarına erişmekte güçlük çekiyordu. TEGV kentin dezavantajlı bölgelerinde konuşlanarak eğitimde fırsat eşitliği terazisine gözle görünür etki yaratmaktadır.

Drama Atölyesi etkinliği alan Mehmet, birgün etkinliğimdeyken yakın bölgeleri tanıttığım bir anda hayretle öne çıkıp: “İzmir’de deniz mi var?” dedi. Mehmet’e verdiğim cevap sözden de öteydi. Bir sonraki hafta, Mehmet’in ufkunda çığır açacak bir adım attık. Mehmet’in gözlerini o merak ettiği denizle buluşturduk. Mehmet sonraki yıllarda TEGV’in diğer etkinlikleriyle de buluştu. Bundan sonra ne mi oldu?

Mehmet ilk tiyatrosunu TEGV’de oynadı. İlk müze gezisini TEGV’le yaptı. Hayallerindeki çizgileri sanat etkinliklerinde özgürce ifade etme fırsatı buldu. Yıllar öncesi etkinliğimde yaşadığı şehre yabancı olan Mehmet, şu günlerde çocuklarla Drama Atölyesinde bir gönüllü abi olarak parlayan yepyeni gözler keşfediyor. Onu etkinlik odasında gördüğüm her hafta, gönüllülükle toplumun nasıl dönüştürülebileceğine tekrar tekrar şahit oluyorum.

OECD ülkeleri arasında Türkiye kadın ve erkeklerin eğitime eşit şartlarda ulaşması konusunda oldukça geridedir. Bu konuda tüm hassasiyetiyle çalışan vakfımız Demokratik Vatandaşlık ve İnsan Hakları Eğitimi Hibe Programı kapsamında Avrupa Birliği Mali Destek Programıyla “Gönüllüler İçin Destek Atölyesi” projesini hayata geçirdi. Bu atölye çalışmasının tüm ülkemize yayılması için Türkiye’nin birçok noktasından gönüllülerimiz bir araya gelmiş ve eğitim almıştır. Daha eşitlikçi bir eğitim anlayışı için bu bakış açısını kazandırmak adına etki ettiği her birime bu faaliyetleri ulaştırmıştır. Eğitim alan gönüllüler bu alandaki birikimlerini çocuklarımızla paylaşarak toplumsal cinsiyet ve barış gibi çok önemli iki sosyolojik konuda donanımlarını arttırarak, çocuklarda büyük bir farkındalık yaratmıştır.

Bu pozitif dönüşüme en iyi örneği geçtiğimiz yıl etkinliğine girdiğim çocuklardan biriyle yaşadım. Baran ilk etkinliğine geldiğinde kız arkadaşlarına karşı büyük bir ön yargıya sahipti. Bu ön yargı o kadar kalıplaşmıştı ki, aynı etkinlik alanını bir kız arkadaşıyla paylaşmayı reddediyor, bu konuda dışarıdan hissedilebilecek tepkiler gösteriyordu. TEGV’de oturan eşitlikçi yapı, bu kalıp yargının kırılabilmesinde bir gönüllü için klavuz niteliğindedir. Baran’da her hafta gözlemlediğim değişimler oldukça çarpıcıydı. Çocuk içinde bulunduğu davranışsal ve bilişsel ekosistem sayesinde pozitif bir değişim yaşamış, kutuplaşmacı bakış açısından uzaklaşmıştı. Bu süreç bir gönüllü olarak geleceğe daha umutla bakmamı sağladı. Çocukların doğru ortamda, doğru eğitim modeliyle buluşunca nasıl bir gelişim sergilediklerini büyük bir keyifle gözlemleyip, bu büyük organik ortamda gelişimin bir parçası oldum. Bir çocuğun sahip olması gereken değerlerden özgüven, hoşgörü, farklı görüş ve inançlara saygı hemen herkes tarafından benimsenen değerlerdendir.

2010 yılında yapılan “Gönüllülük ve Sürdürülebilirlik Sonuç Raporu” gösteriyor ki; TEGV gönüllülerinin ve çocuklarının diğer kişilerden farklı olarak düşünce ve inançlara saygı konusuna daha fazla önem verdiklerini görüyoruz.

Farkında mısınız? Birçok gönüllünün sosyal paylaşım hesabında ilk iş deneyimi olarak Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı yazılıdır. TEGV birçok gönüllü için profesyonel yaşamın ilk adımlarından biridir. Çözümün bir parçası olma, sorumluluk bilincinin gelişmesi, toplumsal yararın yaşamın her kademesinde önceliklendirilmesi TEGV’in çatısı altında pekişir. Çünkü TEGV, gönüllüsünü bu muazzam yolculukta birçok donanıma sahip olması için ciddi çalışmalar yapmaktadır. Öyle ki bu, gönüllü perspektifinde de cevap bulmaktadır. “Sürdürülebilir Gönüllülük” araştırması bizlere, gönüllülüğün kazanımlarını iki noktada aktarmaktadır. İlki, “yakın çevrede danışılan bir insan olmak”, “aileyle ilişkinin değiştiğini görmek”, “toplumda saygı görmek” ve “iş hayatında olumlu etkilerini görmek” gibi dış referanslı kazanımlar elde etmeleridir. İçsel kazanım boyutundaysa, “kendini işe yarar hissetmek”, “sürekli yeni şeyler

öğrenmek” ve “çocuklar tarafından sevilmek” başı çekmektedir. Tam bu noktada vakfımız geleceğin eğitimcileri için de geçmişten geleceğe yol gösterici bir etkiye sahip olmuştur. Çünkü TEGV’in tüm etkinlik noktalarında çeşitli üniversitelerin Eğitim Fakültelerinde okuyan öğrenciler gönüllülük yapmaktadır. Bu, gönüllülüğün yanında geleceğin öğretmenleri için çocuklarla ilk buluşma anı, ilk eğitimcilik tecrübesi ve geleceğe öncü olmanın ilk adımlarıdır.

İnovasyonu tüm iletişim noktalarında değerli bulan TEGV; çocuklara ve gönüllülere inovatif bir yaşamı özendirmek için adımlar atmalarına destek olmaktadır.Toplumu dönüştürmenin bir yolu da içindekilerin inovatif fikirlerine destek olmaktır. Aktivist bir hareket olan “Gönüllü Durağını” Türkiye’de gönüllülerin gönüllülük adına sosyal medya oluşturabilmesi, yazıp-çizebilmesi, gönüllülüğün daha görünür hale gelmesi için 2010 yılında kurduğumda TEGV, bu oluşuma destek olmuştu. Her yıl düzenlenen Bilgi Genç Sosyal Girişim Ödüllerine aday gösterildim. Sivil toplum alanında ürettiğim yenilikçi bir fikre fon bulabilmek, bizim gibi genç girişimcilerin bu alanda yanlız bırakılmadığını hatırlattı. Bu destek aynı zamanda uluslararası alanda tecrübelerimi aktarabilmek adına da büyük bir fırsat tanıdı bana. Hemen akabinde vakfımın sağladığı network desteğiyle, özel bir davetle Hollanda’da gerçekleştirilen

“Gençler Forumuna” katılarak gönüllülüğe global vizyonda bakabilmeme, diğer ülkelerin aktivistlerine Türkiye’deki aktivist ruhu tanıtabilmeme vesile olmuştu. Yüreği bu toplum için atan bir gencin, kendi odasında çizdiği yol haritasını gerçekle buluşturan, destekleyen bir sivil toplum kuruluşunda gönüllü olarak çalışmak bana hep gurur vermektedir.

Sürdürülebilir bir gönüllülük için gönüllüye sağlanan katkının önemini yadsıyamayız. TEGV’de gönüllülük yapma süreci sonucunda hemen hemen bütün gönüllüler daha mutlu, daha sabırlı, daha huzurlu ve daha anlayışlı olduklarını belirtmişlerdir. Bir TEGV gönüllüsü olarak uzun yıllardır gönüllülük yapmamda; TEGV etkinliklerinin sürekliliğinin olması, sistemli-oturmuş ve sonuçları somut olarak görülen bir kurum olması büyük önem taşımaktadır. TEGV yenilikçi, gönüllülerine sıcak bir ortam sağlayan, şeffaf, kurum ve kişilerden bağımsız bir sivil toplum kuruluşudur. Sürdürülebilir kalkınma hedefleri arasında yer alan nitelikli eğitim, toplumsal eşitlik, cinsiyet eşitliği, inovasyon, barış ve adalet kavramlarını içselleştiren, yirmi yıldır odak noktasında tutan TEGV bunu bir kurum kültürü haline getirerek gönüllüleri vasıtasıyla tüm çocuklarımıza ulaştırmaktadır.

Share

Leave a Comment